bursa_anaokulu

Felsefemiz

Biz, suflör kullanmadan yaşamayı öğrenen çocuklar yetiştirmek istiyoruz.

Kültürümüz ve ülkemizin eğitim sistemi, çocuklarımızı büyüme, gelişme ve eğitim sürecinde suflörlük yaparak yetiştirmeye yatkındır. Hatta bunda bazen o kadar ileri gideriz ki zaman zaman dayanamayıp çocuklarımızın yerine sahneye biz fırlarız. Suflör kullanmadan yaşamayı öğrenen çocuklarımızın, suflör kullanmayan liderler olarak ülkemize katkıda bulunacaklarına inanıyoruz.

Biz doğayla ve toplumla iletişim ve empati kurabilen çocuklar yetiştirmek istiyoruz.

Doğayla ve toplumla ilgili, farkındalık düzeyi gelişmiş, topluma ve doğaya karşı sorumluluk hisseden çocuklar yaşanabilir bir çevrenin ve çağdaş toplumun güvencesidir.

Biz çocukların içlerindeki yaşama sevincini, kendiliğindenliği ve yaratılığı tüm yaşamlarına taşımaları istiyoruz.

Okul öncesi dönem bireyin yaşama koşulsuz bakabildiği, büyüme, gelişme, öğrenme ve yaşama sevincinin hissedildiği yaratıcılık ve kendiliğindenliğin en düzeyde olduğu dönemdir. Bu özelliklerin yaşam boyu sürmesi iyi bir okul öncesi eğitimle olasıdır.

Biz çocuklarda psikolojik düğümler oluşmasını önlemek istiyoruz.

"Psikolojik Düğümler" terimi psikolojide "bitmemiş işler" anlamına gelir. Bireylerde görülen birçok ruhsal sorunun temelinde çocukluk dönemindeki olumsuz yaşantı ve deneyimler olduğu görülmektedir. Küçük Şeyler Akademisi'nde, varsa oluşan psikolojik düğümleri çözmeyi ve psikolojik düğümlerin oluşmasını önlemeyi temel bir ilke olarak benimsiyoruz.

Biz uyumlaşmış çocuklar yetiştirmek istiyoruz.

Uyumlu olmak, tek taraflı olarak uymak anlamına gelirken, uyumlaşma ise tıpkı selamlaşma gibi karşılıklı bir çaba ve eylem gerektirir. Uyumlaşmada taraflar birbirlerini önemser ve uzlaşırlar.

Biz ailelerimize ve topluma da "çocuksu" değerleri ve insani değerleri sunmak istiyoruz.

Çocuklarda doğal değerler vardır: Dürüstlük, gerçekçilik, içtenlik, doğallık nedenlerini sorgulama, araştırma vb... Bu değerlerin korunmasını ve yetişkinlik dönemlerinde de canlı kalmasını önemsiyoruz